December 2011
26 posts
Kimseyle konuşmak istemediğin zamanlarda jet...
1 tag
Elini bilgisayarın düğmesine ya babama...
Dalgaya inancını yitirmiş,
kırık bir gemi
Ya da en rüzgarı sevmeyeni.
Yelkenini açmayan bir gemi
Bu deli suda ilerleyebilir mi?
1 tag
ağlarsan düşerim →
Yine kahvaltıyı yalnız yapmam gerekiyorsa dünyanın...
Yanıma bir yaren olaydı
Amaçsızlik ve kendimi bir başıma bırakmışlığım yüzünden kemiklerim sıvılaşıyor gibi. Zamanın içinde rasgele akıp gidiyorum.
otobüste: denemeler düştü eve gidip çalışayım sonra yemek yer tekrar çalışırım.hem 12den önce yatmak da mantıksız yani
kapıdan girerken: bilgisayar da açıkmış 10 dk bakıp çalışayım
birkaç saat sonra annem: bilgisayarı kapat artık.yemek hazır
yemekten sonra: çok şiştim sindirip başlayayım
saat 10 civarı: bugün çok yoruldum yarın dersi anlamazsam, en iyisi uyumak
1 tag
sigaramın dumanına sarsam →
İşe yarayacak insanlar, lüzumlu zamanlarda anlaşıp...
Ayrılık kelimesinin ardından bir sessizlik çöktü aramıza. Huzursuz bir sessizlik. Yanyana bile değildik; telefonda karar verilir mi bir insanı bırakıp gitmeye.
Kuaför kadın dert yanmıştı bi kere. Sen derdinden uyumasan, sabaha kadar ağlasan bilecek mi? Daha mı çok sevecek sanıyorsun? Erkek milleti, umursamaz bunları diye.
Haklıymışsın ablacım, hıçkıra hıçkıra ağladım. Duymadığı gibi bir de şarkı...
muskulpesenthatun:
abi gülerken gözümden yaş geldi sayfamda dursun da moralim bozuldukça izliyim ben bunu aksjhdkas
ağlamam bölündü krize girdim resmen
Çevremde yüzlerce insan var çok sevdiğim(ya da öyle sandığım). Peki neden bu kadar yalnız hissediyorum?
Neden bu kadar köksüz, boşluktayım?
Etrafımda kanatlarıyla havada duran, mutluluktan uçan insanlar var. Benim uçmamın nedeniyse yerçekiminden yoksunluk.
Bir cin çıksa, üç dilek tut dese; gerçekten istediğim bir şey bile yok.
Sonunu bulamadığım hayallerim nerede?
1 tag
Çoğumuz sevmediğimiz adamlara(kadınlara) sırf...
Kaldı ki kaybetmekten delice korkan ve kibarlıktan düşüncelilikten bir an vazgeçmeyen adamı bu hale getiren de benim nasıl becerdi isem. Sevilmek insanoğluna yaramıyor annem.
İnternetin sanallığından sonra mektupların...
dırım dırım dım dırım
Birini uzun süre sevip de her hareketini izleyince tüm çizgileri sindiriliyor.
Az önce aynada gülümserken yüzümde tanıdık birini gördüm. Görmeyeli uzun zaman oldu tabii ama aylarca yıllarca içesiye izledikten sonra nasıl tanımam ki? Elimi yanağına koyduğumdaki huzur dolu, çocuksu gülümsemesi işte.
Hani sonsuza kadar sevecekmiş, beni herkesten herşeyden koruyacakmış gibi...
Şindi ailenin böyle bir muhabbetini ortaya sermezdim ancaak
annem: bu oda yanık kokuyo
kardeşim: az önce osurdum
Birkaç cümlesiyle sudan çıkıp oksijene kavuşuyor...